Denizin Mevsimleri
- Karadeniz Balıkçılık
- 5 gün önce
- 1 dakikada okunur

Balıkta lezzet, yalnızca türle değil, zamanlamayla da ilgilidir. Denizlerin sıcaklığı, balıkların beslenme düzeni ve üreme dönemleri, yıl boyunca soframıza gelen balıkların yağ oranını ve aromasını değiştirir. Bu nedenle balık dünyasında “mevsiminde balık” sözü sadece bir gelenek değil, lezzet açısından da önemli bir kuraldır.
Sonbahar geldiğinde balık tezgâhları adeta bir şölene dönüşür. Özellikle palamut, lüfer ve istavrit gibi balıklar birçok kişinin gözünde sonbaharın habercisidir. Serinleyen denizlerde beslenmeye devam eden balıkların yağ oranları arttıkça lezzetleri de belirginleşir.
Kış aylarında ise sofralarda hamsi, mezgit ve bazı diğer soğuk su balıkları daha fazla yer bulur. Hamsinin tavada çıkardığı o kendine özgü koku, Karadeniz'den Marmara'ya kadar pek çok evde kış akşamlarının klasikleşmiş anılarından biridir.
İlkbahar, denizin biraz daha sakinleştiği ve balık çeşitlerinin değişmeye başladığı bir dönemdir. Yaz aylarında ise levrek, çipura ve benzeri balıklarla yapılan hafif yemekler öne çıkar. Izgara, fırın ve buğulama gibi yöntemler sıcak havalarda balığın doğal lezzetini ön plana çıkarır.
Burada önemli bir nokta var: Bir balığın “mevsiminde” olması, onun sadece bol olduğu anlamına gelmez. Doğru zamanda yakalanan balığın yapısı, yağ oranı, eti ve aroması da farklı olabilir.
Aslında balık almak biraz da denizi takvimden okumaktır.
Bir sonraki balık alışverişinizde sadece “Bugün ne var?” diye değil, “Bugün mevsim ne getiriyor?” diye sormayı deneyin.
Çünkü iyi balık, çoğu zaman iyi tariften önce doğru zamanda başlar.



Yorumlar